Follow by Email

23 Ağustos 2011 Salı

BİLMECELER


Aldır abası, yeşildir cübbesi
Kiraz

Bir kuyum var, iki türlü suyum var
Yumurta

Gölgesiz dağlar aşar
Ses

Hak Taala hoş yaratmış Bir yeşil dal üstüne Kenarı zil varak Ortası altın varak
Gül

Açarsam dünya olur yakarsam kül olur
Harita

Uzaktan baktım hiç yok yakından baktım pek çok
Karınca

Eğri oturalım, doğru konuşalım.
Deve

Yeşil mantolu, kırmızı entarili, siyah düğmeli.
Karpuz

Yeter Çektiğim!
Fotoğraf makinası

Geceleri fener, gündüzleri söner.
Yıldız

Bir sözdür ki şeytan kaçar, Bir anahtardır, her kapıyı açar…
Bismillah

Minarede ses, Ölümsüz nefes
Ezan

Eğilirsin kalkarsın, Engelleri yıkarsın, Bazen perde açılır, Sen Kabe’ye bakarsın.
Namaz

Duygular içinde pirdir, Onsuz hayat zehirdir.
Sevgi

Uzaktan baktım hiç yok yakından baktım pek çok
Karınca

Eğri oturalım, doğru konuşalım.
Deve

Ben iki hasretlinin arasında dururum. Onları konuştururum.
Telefon

Şehirden şehire koşarım, köyden köye giderim fakat hiç hareket etmem.
Yol

Gece gündüz yufka açar!
Deniz

Sarıdır sallanır, dalında ballanır.
Portakal

Bir acaib nesne gördüm Alem bilir ismini Başını sürter kendini Öldürür cismini
Kibrit

Het didim Met didim Git şuraya Yat didim
Süpürge

Çıt demeden çalıya düşer
Güneş

Gökte açık pencere, kalaylı bir tencere.
Ay

Tırnağından övür alır Burnundan boğazlanır
Buğday

El eker dil biçer
Yazı

Dağdan gelir dat gibi Kolları var bıdak gibi Eğilir bir su içer Beğirir oğlak gibi.
Kağnı

Bir bağım var uzundur uzun
Sene

Ala bakar mora bakar Oturmuş bakla satar Baklanın okkası kaça dedim Çıldır çıldır yüzüme bakar
Kurbağa

Senede verir otuz okka üzüm
Ramazan

Beyaz duvar içinde, Sarı kanarya yatar.
Yumurta

Bakması güzel, Alması üzer.
Gül

Bir tas yoğurdum var, Yarısı ak, yarısı kara.
Göz

İncecik beli, Elimin eli.
Çatal

Tarlada biter, Makine büker, Sabah akşam Elimizi yüzümüzü öper.
Havlu

Bir sihirli fenerim, Kibritsiz de yanarım.
Ampül

Özü tatlı, Sözü tatlı, Candan daha kıymetli.
Anne

Dağlar ovalar aşar, sanma sakın yorulur, Bazan kabarır coşar, bazan ise durulur.
Irmak

İnci gibi dişlerim, odunları dişlerim.
Testere

Daldan dala atlarım, Kuyruğumdan sarkarım.
Maymun

Küçük mezar, dünyayı gezer.
Ayakkabı

Hırsız içerde, başı dışarda.
Çivi

Ak bir çubuk, tükenir çabuk.
Tebeşir

Ak bir çubuk, tükenir çabuk.
Tebeşir

Akşam çamur, sabah kömür.
Kına

Yer altında sakallı dede.
Pırasa

Dört köşedir beş değil, Kimse ondan hoş değil.
Kabir

Yeraltında uzun minare.
Havuç

Eli yok, ayağı çok.
Kırkayak

Zilim var, kapım yok.
Telefon

Kolu var, eli yok, Karnı yarık karnı yok.
Ceket

Elsiz ayaksız kapı açar
Anahtar

Çarığı çattım bacaya attım
Terezi

İstanbul’da pişti Kokusu buraya düştü
Mektup

İnce ince kadayıf Bizim hanım çok zayıf Bir kusuru varsa Bir gözü kayıp
İğne

Dağa varır seslenir, Köye gelir yaslanır.
Balta

Suda yayılır, karada bayılır.
Balık

Dört köşedir beş değil, Kimse ondan hoş değil.
Kabir

Havada uçar, kanadı yok.
Bulut

Canı var, kanı yok.
Kelebek

Dört ayaklı ayı, üstünde kabadayı
Sandalye

Özü tatlı, Sözü tatlı, Candan daha kıymetli.
Anne

Özü tatlı, Sözü tatlı, Candan daha kıymetli.
Anne

Yeşil mantolu, kırmızı entarili, siyah düğmeli.
Karpuz

Ben iki hasretlinin arasında dururum. Onları konuştururum.
Telefon

Ağzı vardır konuşmaz, yatağı vardır, fakat hiç uyumaz.
Akarsu

Ağzı vardır konuşmaz, yatağı vardır, fakat hiç uyumaz.
Akarsu

Şehirden şehire koşarım, köyden köye giderim fakat hiç hareket etmem.
Yol

Gece gündüz yufka açar!
Deniz

Geceleri fener, gündüzleri söner.
Yıldız

Taştandır demirdendir, Yediği hamurdandır, Bütün dünyayı doyurur, Kendi doymaz nedendir?
Fırın

Mavi atlas, Makas kesmez.
Deniz

İncecik beli, Elimin eli.
Çatal

Yeşil mantolu, kırmızı entarili, siyah düğmeli.
Karpuz

Sarıdır sallanır, dalında ballanır.
Portakal

Geceleri fener, gündüzleri söner.
Yıldız

Yeraltında uzun minare.
Havuç

Yeraltında kırmızı pancar.
Turp

Çat orda, çat burada, çat kapı arkasında.
Süpürge

Kolu var, eli yok, Karnı yarık karnı yok.
Ceket

Elsiz ayaksız kapı açar
Anahtar

Zilim var, kapım yok.
Telefon

Kat kattır amma katmer değil, Kırmızıdır amma biber değil.
Gül

Altın tas, gümüş tas; Birini kaldır, birini as.
Güneş ve ay

Çarığı çattım bacaya attım
Terazi

Havada uçar, kanadı yok.
Bulut

Maldan paradan verilir, Kırkta bir. Onunla Cennete varmadan, Cennet olur kabir...
Zekât

Eli yok, ayağı çok.
Kırkayak

On kareş, onunun da üstünde taş.
Parmaklar ve tırnaklar

Yer altında sakallı dede.
Pırasa

Fini fini fincan, İçi dolu mercan.
Nar

Benim iki pencerem var, Etrafı etten duvar. Her gün erkenden açarım, Gece olunca kaparım.
Göz

Biz biz idik biz idik, Otuz iki kız idik Ezildik buzulduk, Bir araya dizildik.
Diş

Çiğnenmeyen ak sakız.
Su

Gökten ay ile yıldızı kopardılar, kanımızın içine koydular.
Bayrak

Sayılmaz koyunum içinde bir koçum var
Ay

On ay yatar, İki ay kalkar, Feneri yakar, Etrafa bakar.
Ateşböceği

Canlı gider, cansız kovalar.
Araba

Alçacık dallı, Yemesi ballı.
Çilek

Kandilde var, mumda yok, Mendilde var, çulda yok.
Dil

Gökte gördüm bir köprü, Rengi var yedi türlü
Gökkuşağı

Dört ayaklı ayı, üstünde kabadayı
Sandalye

Çarığı çattım bacaya attım
Terazi

Uzaktan baktım bir karataş, Yanına gittim dört ayak bir baş.
Kaplumbağa

Başımda saç yok, içimde tat çok.
Kabak

Zilim var, kapım yok.
Telefon

Gece gündüz yufka açar!
Deniz

Kat kattır amma katmer değil, Kırmızıdır amma biber değil.
Gül

Benim iki pencerem var, Etrafı etten duvar. Her gün erkenden açarım, Gece olunca kaparım.
Göz

Tarlada biter, Makine büker, Sabah akşam Elimizi yüzümüzü öper.
Havlu

İncecik beli, Elimin eli.
Çatal

Taştandır demirdendir, Yediği hamurdandır, Bütün dünyayı doyurur, Kendi doymaz nedendir?
Fırın

Özü tatlı, Sözü tatlı, Candan daha kıymetli.
Anne

Küçük kare kutu, İçi insan dolu.
Televizyon

Bağlarım yürür, Çözerim durur.
Ayakkabı

Bahçede bağlı bohça
Lahana

Alaca yılan, Ağaca dolan
Fasülye

Fini fini fincan, İçi dolu mercan.
Nar

Yer altında sakallı dede.
Pırasa

Eğri çınar yerde yatar; Yerden alır, gökte yutar.
Deve

Zilim var, kapım yok.
Telefon

Gece gündüz yufka açar!
Deniz

Kat kattır amma katmer değil, Kırmızıdır amma biber değil.
Gül

Benim iki pencerem var, Etrafı etten duvar. Her gün erkenden açarım, Gece olunca kaparım.
Göz

Tarlada biter, Makine büker, Sabah akşam Elimizi yüzümüzü öper.
Havlu

İncecik beli, Elimin eli.
Çatal

Taştandır demirdendir, Yediği hamurdandır, Bütün dünyayı doyurur, Kendi doymaz nedendir?
Fırın

Özü tatlı, Sözü tatlı, Candan daha kıymetli.
Anne

Küçük kare kutu, İçi insan dolu.
Televizyon

Bağlarım yürür, Çözerim durur.
Ayakkabı

Bahçede bağlı bohça
Lahana

Alaca yılan, Ağaca dolan
Fasülye

Fini fini fincan, İçi dolu mercan.
Nar

Yer altında sakallı dede.
Pırasa

Eğri çınar yerde yatar; Yerden alır, gökte yutar.
Deve

Zilim var, kapım yok.
Telefon

Gece gündüz yufka açar!
Deniz

Kat kattır amma katmer değil, Kırmızıdır amma biber değil.
Gül

Benim iki pencerem var, Etrafı etten duvar. Her gün erkenden açarım, Gece olunca kaparım.
Göz

Tarlada biter, Makine büker, Sabah akşam Elimizi yüzümüzü öper.
Havlu

İncecik beli, Elimin eli.
Çatal

Taştandır demirdendir, Yediği hamurdandır, Bütün dünyayı doyurur, Kendi doymaz nedendir?
Fırın

Özü tatlı, Sözü tatlı, Candan daha kıymetli.
Anne

Küçük kare kutu, İçi insan dolu.
Televizyon

Bağlarım yürür, Çözerim durur.
Ayakkabı

Bahçede bağlı bohça
Lahana

Alaca yılan, Ağaca dolan
Fasülye

Fini fini fincan, İçi dolu mercan.
Nar

Yer altında sakallı dede.
Pırasa

Eğri çınar yerde yatar; Yerden alır, gökte yutar.
Deve

Altı darı, üstü deri; İçinde bir avuç darı.
İncir

Yer altında civcivli tavuk.
Patates

Yağmurlu havada göz kırpar.
Şimşek

Yol üstünde kırmızı bohça.
Domates

Sesi var canı yok.
Düdük

Dört kardeş Birbirini kovalar.
Araba tekeri

Alçacık tepe, Zincirli küpe.
Altın

Sudan ayaz, Şekerden beyaz.
Kar

Dört köşedir beş değil, Kimse ondan hoş değil.
Kabir

Sarıdır ayva gibi, Suludur elma gibi.
Portakal, Limon

Ay varken açarlar, Gün varken kaçarlar.
Yıldızlar

Ufacık mermer taşı İçinde bekler aşı.
Yumurta

Âşıkların habercisi, Sabahın tatlı sesi.
Rüzgâr

Yazılı mezar, Dünyayı gezer.
Mektup

Babam kandil, dedem çıra İşin yoksa beni ara.
Ampül

Yaprağı ele benzer, Tarihi bilir ezber.
Çınar

Tarlası siyah, tohumu beyaz.
Pirinç

Bir kutuda beş koğuş, Kırmızı askerler yatıyormuş.
Nar

Sabreden derviş. Ona mutlaka ermiş.
Murat (İstek)

Beyaz elbiseli askerler, Susayana su verirler.
Bulutlar

Altı harman, Üstü orman.
Alın

Yer altında püsküllü derviş.
Pırasa

On kareş, Onunun da üstünde taş.
Parmaklar, tırnak

Bahçede bağlı bohça
Lahana

Bahçede bağlı bohça
Lahana

Sarı saçakta, Kar tarlası, Zordur toplaması.
Pamuk

Ben giderim, o gider, Üstümde tik tik eder.
Kalp

Sesi uzun, kendi kısa.
Horoz

Canı var, kanı yok.
Kelebek

Havada uçar, kanadı yok.
Bulut

Saçaktan sündü sarkar.
Buz

Kolu var, eli yok, Karnı yarık, kanı yok.
Ceket

Aldır anası Yeşildir küpesi Zordur yemesi
Biber

Bel üstünde kara yılan
Kemer

Akılla bilinmez, kalble bilinir, Saygıyla silinmez, kinle silinir.
Sevgi

Yaprağı ele benzer, Tarihi bilir ezber
Çınar

Nar tanesi nur tanesi, Bu dünyanın bir tanesi.
Kur\'an

Nazlı gitse, izi yok. Hızlı gitse, tozu yok.
Gölge

Biz biz idik biz idik, Otuz iki kız idik Ezildik buzulduk, Bir araya dizildik.
Dişler

Geldi mi gelir, gitti mi gelmez?
Gençlik

Altıgen gözlü, Hem de tatlı, Fakir ile sözü yok, Zengin harcı.
Bal

Dağa varır seslenir, Köye gelir yaslanır.
Balta

Suda yayılır, karada bayılır.
Balık

Bir küçük minare, beyler ona dayana.
Baston

Bir kızım var, gelen öper, giden öper.
Bardak

Özü bohçada, sesi bahçede.
Bebek

Suya girer ıslanmaz, yere düşer paslanmaz.
Civa

Cansız doğar canlanır, etini alır, tavlanır.
Civciv

Makas kesmez, iğne batmaz, terzi biçmez.
Cam

Ufacık yatık, içi dolu katık.
Ceviz

Eli var, ayağı yok; karnı yarık, canı yok.
Ceket

Çıtır çıtır yenir, Adına eğlence denir.
Çekirdek

Uzun uzun uzanır, Haftada bir bezenir.
Çamaşır ipi

Yer altında ekli demir.
Boru

Gündüz uyur, Gece uyumaz.
Bekçi

Hasretleri kavuşturur, Dalgınları barıştırır.
Bayram

Bir avuç şeker, dünyayı eker.
Buğday

Yazın bahçe, kışın küpte.
Turşu

Ağaçtan atası, kâğıttan çocuğu.
Tahta

Yer altında kızıl urgan.
Solucan

Havada iplenir, yerde kirlenir.
Yağmur

Yer altında kazan kaynar.
Volkan

Yatağa yoldaş, kafana kardaş.
Yastık

Gelinim yeşil etek giyer kalakar, gelene geçene el sallar.
Yaprak

Gözle görülür, elle tutulmaz.
Karanlık

Talebe toplar, Öğretmen dağıtır.
İlim

Dağı var, taşı yok, köyü var, adamı yok, ırmağı var, suyu yok.
Harita

Dağa gider serilir, Eve gider dürülür.
Halat

Mavi atlas, üstünde ak güvercin.
Hava, ay

Alaca bulaca, Serdim yamaca.
Halı

Bakması güzel, Alması üzer.
Gül

Bağlarım yürür, Çözerim durur.
Ayakkabı

Ay varken uçar, Güneş varken kaçar.
Yarasa

Çiğnenmeyen ak sakız.
Su

Altı göl, Üstü gül.
Lamba

Arşın gibi ayakları, Arslan gibi bıyıkları.
Arpa

Dağdan gelir, taştan gelir; Bir yularsız aslan gelir.
Dere

İçi ateş, dışı taş; Yarı kuru, yarı yaş.
Dünya

Altı taş, üstü taş, İçinde bir sütlü aş.
Ceviz

Bir kutuda bin asker.
Kibrit

Bir top bezim var, Sararım sararım bitmez.
Yol

Altı göl, üstü gül.
Gaz lambası

Alçacık boyları. Kadife donlu.
Patlıcan

Allah yapar yapısını. Bıçak açar kapısını.
Karpuz

Açarsam dünya olur yakarsam kül olur.
Harita

Adem peygamberin sahip olmadığı ama çocukların sahip olduğu şey nedir?
Anne-baba

Ağzı vardır konuşmaz, yatağı vardır, fakat hiç uyumaz.
Akarsu

Kuyruğu var, canlı değil. Konuşur, ama insan değil. Camı var, pencere değil.
Televizyon

Benim bir hayvanım var kuyruğundan uzun burnu var.
Fil

Bir tas yoğurdum var, Yarısı ak, yarısı kara.
Göz

Baharı haber verir, Bülbüle neşe verir, Renk renk entari giyer, Bahçelere şan verir.
Gül

Özü tatlı, Sözü tatlı, Candan daha kıymetli.
Anne

Yuvarlağız, altındanız, Bir kolda toplanırız.
Bilezik

On ikinci kapının Aralıktır kapısı Aralıktan gorünür Kara kusun gagası
Kış

Kat kat oldum katmerlendim. Eski yılı seker ettim Ocak ayında yenilendim, O gece ben cok eglendim.
Yılbaşı

Attım beyaz yumagı, Tuttum siyah yumagı.
Gece, gündüz

Benim adım iki hece, Çalışırım gündüz geçer.
Saat

Beyaz elbiseli askerler, Susayana su verirler.
Bulutlar

Ağız içinde dil, arifsen bil
Kaval

Bir çuval cevizim var, sayarım tükenmez
Yıldız

Bir bağım var uzundur uzun
Sene

Bir acaib nesne gördüm Alem bilir ismini Başını sürter kendini öldürür cismini
Kibrit

Ala bakar mora bakar Oturmuş bakla satar Baklanın okkası kaça dedim Çıldır çıldır yüzüme bakar
Kurbağa

Ufacık sandık içine un bastık
İğde

Ağzı vardır konuşmaz, yatağı vardır, fakat hiç uyumaz.
Akarsu

Zilim var, kapım yok.
Telefon

Çarığı çattım, bacaya attım
Terazi

Et dedim Met dedim Git şuraya Yat dedim
Süpürge

Uzaktan baktım hiç yok Yakından baktım pek çok
Cevap

Gelir bir bir Gider bir bir Gelen gider Giden gelmez
Doğum-ölüm

İzmir'den sandık gelir Sandıkçılar bilmez onu İçinde boncuk gelir Boncukçular bilmez onu Arasında kağıt gelir Kağıtçılar bilmez onu
Nar

Bir sihirli fenerim, Kibritsizde yanarım.
Ampül

Bakması güzel, Alması üzer.
Gül

Benim iki pencerem var, Etrafı etten duvar. Her gün erkenden açarım, Gece olunca kaparım.
Göz

Tarlada biter, Makine büker, Sabah akşam Elimizi yüzümüzü öper.
Havlu

Sarı tavuk dalda yatar, Dal kırılır yerde yatar.
Ayva

Taştandır demirdendir, Yediği hamurdandır, Bütün dünyayı doyurur, Kendi doymaz nedendir?
Fırın

Gökten gelir hız ile, Yedi bin yıldız ile, Ne toptur, ne tüfektir, İlle de hızı pektir.
Yıldırım

Gölgesi yok, Git git sonu yok.
Yol

Altı harman, Üstü orman.
AlınGökte açık pencere, Kalaylı bir tencere.
Ay

Bağlarım yürür, Çözerim durur.
Ayakkabı

Tarlada biter, Makine büker, Sabah akşam Elimizi yüzümüzü öper.
Havlu

Uzundur ip değil, Isırır köpek değil.
Yılan

İki camlı pencere, Bakıp durur her yere.
Gözlük

Özü tatlı, Sözü tatlı, Candan daha kıymetli.
Anne

Arşın ayaklı, Burma bıyıklı
Tavşan

Uzun uzun akarlar, Ak sakallı babalar. Gelir gider durmazlar, Gece gündüz çabalar.
Dalga

Bel üstünde kara yılan.
Kemer

Kanatları yelpaze, Ne de çok renkleri var, Ömürleri kısadır, Nazlı nazlı uçarlar.
Kelebek

Bir top bezim var, Sararım sararım bitmez.
Yol

Yazılı mezar, Dünyayı gezer.
Mektup

Şehirden şehire koşarım, Köyden köye giderim, Kakat hiç hareket etmem.
Yol

Başımda saç yok, içimde tat çok.
Kabak

Et dedim met dedim git şuraya yat dedim
Süpürge

Yere girer paslanmaz Suya girer ıslanmaz
Gölge

Altın tas, gümüş tas; Birini kaldır, birini as.
Güneş ve ay

Açarsam dünya olur, yakarsam kül olur.
Harita

Yeşil mantolu, kırmızı entarili, siyah düğmeli
Karpuz

Gece gündüz yufka açar!
Deniz

Adem peygamberin sahip olmadığı, Ama çocukların sahip olduğu şey nedir?
Anne, baba

Babam kandil, dedem çıra İşin yoksa beni ara.
Ampül

Bazen yüce olur, Bazen cüce olur.
Gölge

Minarede ses, Ölümsüz nefes
Ezan

Kurmadan işler, Durmadan işler.
Kalp

İki kardeş birbirini kovalar?
Bisiklet tekeri

Yük üstünde yarım çörek
Ay

İçi ateş, dışı taş; Yarı kuru, yarı yaş.
Dünya

“Çinde bile olsa arayın bulun!” diyor Peygamber. Akıllara nur, yüreklere fer, Onu bilenindir başarı, zafer…
İlim

Uzun uzun akarlar, Ak sakallı babalar. Gelir gider durmazlar, Gece gündüz çabalar.
Dalga

Canlı kaçar, cansız kovalar.
At arabası

Çat orada, çat burada, çat kapı arkasında
Süpürge

Elsiz ayaksız kapıyı açar.
Rüzgâr

Yaprağı ele benzer, Tarihi bilir ezber.
Çınar

Dil ile verilir, Sadaka denilir.
Güzel söz

Alçacık boylu, Kadife donlu.
Patlıcan

Yağmurlu havada göz kırpar.
Şimşek

Özü tatlı, Sözü tatlı, Candan daha kıymetli.
Anne

Babam kandil, dedem çıra İşin yoksa beni ara.
Ampül

Küçük kare kutu, İçi insan dolu.
Televizyon

Tarlada biter, Makine büker, Her sabah akşam, Elimi yüzümü öper.
Havlu

Eğilirsin kalkarsın, Engelleri yıkarsın, Bazen perde açılır, Sen Kabe’ye bakarsın.
Namaz

Son sözümüz o olsun, Ruhumuz nurlarla dolsun…
Kelime-i Şehadet

Bir çuval cevizim var, Sayarım tükenmez.
Yıldız

Ağız içinde dil, Arifsen bil.
KavalYere kızar, göğe çıkar, Gökte durmaz, yere düşer.
Buhar

Yukarı kaldırdım, yayıldı, Aşağı indirdim, büzüldü.
Şemsiye

Katmer katmer yaprağı, Kırmızı moru vardır, İsim ve sıfat yayan, Mis kokulu pınardır.
Gül

Çarşıdan aldım bir tane, Eve geldim bin tane.
Nar

Ağız kapalıdır Yenmez içilmez… İslam’ın şartıdır, Asla vazgeçilmez..
Oruç

Bir odadan bir odaya geçiştir, İnanmayana pek zorlu iştir.
Ölüm

Tufandı bütün dünyayı su bastı. O gemi yaptı, Herkes gemide toplandı. Sular çekildi, yağmur durdu, Gemi Cudi dağına oturdu..
Hz. Nuh

Bilgi verir herkese, En güzel dosttur bize.
Kitap

Geldi mi gider, Gitti mi gelmez!
Gençlik, ihtiyarlık

Bir sapı var, Bin topu var.
Üzüm

Metel metel mert atar, Dil atar damak tutar.
Anahtar

Fini fini fincan, İçi dolu mercan.
Nar

Kıvrımlı kaşık, Duvara yapışık.
Kulak

Yaprak kadar hafif, Dağlar kadar büyük.
Bulut

Gökten itilir, Yere dikilir.
Şimşek

Memleketim Mersin, Her gün beni yersin.
Portakal

Tarlası siyah, tohumu beyaz.
Pirinç

Akşamları kapanır, Sabahları açılır.
Perde

Beş kardeş var çalışkan, Her bir işe alışkan, Bıkmazlar usanmazlar, Beraber çalışmaktan.
Parmaklar

Ne şekerdin ne nane, Alınır tane tane, Bir tane kırılınca, Dökülür tane tane.
Nar

Sarı sarı yazılmış, Sıra sıra dizilmiş.
Mısır

İki parmak bir ateş tutar.
Maşa

Benim bir demirim var, Leylek gibi ağzı var.
Makas

Bilgi verir herkese, En güzel dosttur bize.
Kitap

Yeşil ağaçta, Kırmızı boncuk.
Kiraz

Yer altında evleri, Eğri büğrü yolları, Pek incedir belleri.
Karınca

Suriye'de pişer, Kokusu buraya dişer.
Kahve

Eğri çınar, yerden alır, gökte yer.
Deve

Sudan ayaz, Şekerden beyaz.
Kar

Çatır çatır yenir, Ona eğlence denir.
Çekirdek





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder